Cevizli Pasta KREMASININ TARİFİ:
· 1 bardak dolusu süt
· 1 adet şokella muz çikolatalı
· 1 çorba kaşığı nescafe
· 2 çorba kaşığı sürülebilir krem çikolata
· 2 çorba kaşığı labne peyniri
· 1 bardak su
Cevizli Pastanın Yapılış Tarifi:
Şeker ile yumurta karıştırılıp iyice çırpılır.
Un, ,çekilmiş ceviz, kakao, kabartma tozu, limon kabuğu birlikte karıştırılır.Önceden iyice yağladığımız kalıba koyulur ve dikkatlice karıştırılır. 180 derece ısıtılmış fırına koyularak pişirilir. Sonra soğumaya bırakılıp soğutulduktan itibaren ikiye bölünerek, bir kaseye 1 bardak su ilave edilir.
Kekin iki tarafıda ıslatılır ve bir bardak süt ile krem şokella muz karıştırılı, labne peynir ile sarella konularak karıştırılır. Kekin iki parçasınada sürülür aralarına iri parça ceviz konulur ve üzerine kapatılır. Her tarafı muntazam krema ile kapatılır üzeri süslenir. Bir gece bekletilir servis yapılır.
KETEN TOHUMUYLA NASIL MI ZAYIFLANIR
Keten Tohumuyla kilo vermek için:
Keten tohumu bitkisinin yaprağından tutun da tohumuna kadar bütün kısımları faydalıdır, “Keten tohumunun birçok faydasının yanında bizi ilgilendiren özelliği zayıflatıcı özelliğine gelelim.
Keten tohumunun en büyük özelliği, tokluk hissi uyandırarak insanın normalden az yemek yemesine sebep olması.
Kilo verdirici özelliği, aslında bünyesinde bulundurduğu Omega-3 yağ asitlerinden kaynaklı.
Tıpkı balık gibi bir etki yaratır keten tohumu. Keten tohumu, balıklardan omega-3 ce zengin olan somon balığı kadar Omega-3 yağı içeriyor.
Günde bir yemek kaşığı keten tohumu alındığında bir ayda ortalama dör veya beş kilo kaybı sağlanabilir. Evinizde kendiniz kolay ve damak lezzetinize uygun kullanım yöntemleri bulabilirsiniz:
Örneğin :Bir kase yoğurda bir yemek kaşığı keten tohumunu ekleyin sonra biraz nane veya maydanoz.Zevkinize göre birazda tuz ile karıştırıp öğün arasında tüketilebilir.

burun estetik
Burun estetiği
Burun estetiği işlemi ile burnunuzun biçimini , boyutunu ve görünüşünü değiştirebilirsiniz.Burun estetiğinde kullanılan, rhinoplasty adı verilen yöntem ile yaptırabillirsiniz.
Burun estetiği operasyonu sırasında, kemiğin yapısı ve kıkırdakları değiştirilerek burunun yeni şekle kavuşması sağlanır yani şekil verilir. Estetik ve güzel bir görünüm kazanmak için, çoğu zaman kemik ve kıkırdaklar kesilebilir. Çoğu zaman ise, sadece boşluklar doldurulup tekrar şekil verilebilir.
Burun estetiği operasyonu ile,
* Burunuzun boyutunu,
* Ortadaki burun kemiğini,
* Burnunuzun şeklini,
* Büyük veya şişkin, sarkık veya burundaki eğriliği,
* Geniş burun deliklerinizi düzeltebilirsiniz.
Burun estetiği ameliyatı bana uygunmu yani burun estetiği operasyonu için uygun bir aday mıyım?
Burun estetiği operasyonu her yaştaki insan yani erkek ve kadına ayrımı yapılmaksızın uygulanabilir.Ama , gelişim çağı tamamlanana kadar yani on altı - on yedi(16-17) yaşına kadar estetik ameliyatı yaptırılması tavsiye edilmez. Eğer siz de bununuzda estetiksel sorun veya burnunuzun orantısız olduğu kanaatindeyseniz. Örneğin, burun kemiğiniz köprülü ise, Karşıdan bakıldığında burnunuz büyük görünüyorsa, eğrilik , veya burun delikleriniz çok geniş ve büyükse bu girişim için uygun bir adaysınız demektir.
——————————————————————————-
Burun estetiği olmadan önce, ilk adım plastik cerrahına başvurmaktır. Bu konuşma esnasında, doktorunuz sizin duygusal ve fiziksel sağlığınızı kontrol edecek ve operasyon hakkında size bilgi verecektir. Ayrıca, gördüğünüz tedavilerden ve aldığınız ilaçlardan, nefes almanızı zorlaştıran herhangi bir alerjiniz olup olmadığından, burun spreyini hangi aralıklarla kullandığınız gibi konularda doktorunuza bilgi vermelisiniz.
Fiziksel değerlendirme esnasında doktorunuz, burun kemiklerinizi, burnunuzun şeklini ve büyüklüğünü inceler. Ayrıca doktorunuz, beklentilerinizi en iyi şekilde karşılamak için diğer burun estetiği ile birlikte başka tedavilerde önerebilir.
Burun estetiği
Birinci adım: Anestezi
Burun estetiği operasyonu esnasında, kendinizi daha rahat hissetmeniz açısından birkaç ilaç verilir. Operasyonda ya genel anestezi uygulanır ya da ağrı kesiciler verilir. Doktorunuz sizin için en uygun seçeneği sunacaktır.
İkinci adım: Kesme işlemi
Burun estetiği , kapalı ve açık olmak üzere iki şekilde yapılır. Kapalı burun ameliyatında, kesme burnun iç kısmından yapılırken, açık burun ameliyatında, operasyon burun kanadı kıvrımlarından yapılır.
Üçüncü adım: Burnun yeniden şekillendirilmesi
Dördüncü adım: Eğriliğin düzeltilmesi
Eğer burun içindeki kıkırdağında ya da kemiğinde bir eğrilik varsa düzeltilir.
Beşinci adım: Cerrahi operasyon yapılan yerin kapatılması
Burun kemiğine istenilen şekil verildikten sonra, deri tekrardan kapatılarak kesilen yerler dikilir. Ayrıca burnun boyutunu değiştirmek için burun deliklerinin etrafından kesim yapılabilir.
Altıncı adım: sonuç
Bir haftalık iyileşme sürecinde burnunuza alçı takılır. Operasyondan sonra oluşan şişlikler bir ay içerisinde inerken, burnunuzun son halini alması bir yılınızı alır. Sizde bu zaman içerisinde, burnunuzda oluşan değişiklikleri fark edeceksiniz.
Burun estetiği ameliyatı günü nelere dikkat etmeliyim?
Burun estetiği özel kliniklerde ya da hastanelerde yapılabilir, bir hastanede ya da özel bir klinikte ameliyat olursanız, bir gece kalmanız yeterlidir. Operasyon esnasında kendinizi daha rahat hissetmeniz açısından size ilaç verilecektir. Burun ameliyatı olan hastalara ya lokal anestezi ya da genel anestezi uygulanır. Genelde, genel anestezi tercih sebebidir.
Burun estetiği sonrası kendimi nasıl hissedeceğim?
Burun estetiği tamamlandıktan sonra, hasta geceyi geçireceği dinlenme odasına alınır.. Operasyondan sonra oluşabilecek herhangi bir rahatsızlık doktorunuzun tavsiye ettiği bir ilaçla kontrol altına alınır. Herkesin iyileşme süreci farklı olsa bile, genel iyileşme süreci aşağıdaki gibidir.
Burun estetiğinde ilk gün;
İyileşme sürecinin ilk günü, şişmeyi en aza indirmek için bütün gün dinlenmelisiniz. Çok az aktivitelerde bulunmalısınız. İlk gün kanama görülebilir.
Burun estetiğinde ilk on gün:
Şişlik en yüksek seviyeye ulaşır ve daha sonra yavaş yavaş inmeye başlar.
Morarmalar yavaş yavaş kaybolur.
Yüzünüzdeki morlukları kapamak için artık rahatlıkla makyaj yapabilirsiniz.
Dikişler alınır.
Bir haftanın sonunda, artık alçı çıkartılabilir.
Bir haftanın sonunda artık okulunuza ya da işinize geri dönebilirsiniz.
Birkaç hafta sonra
Artık günlük yaşamınıza tamamen dönebilirsiniz.
Yüzünüzdeki şişliğin çoğu inmiş olacaktır.
Burun estetiği sonuçları uzun sürelidir.
Burun estetiğinden sonra tüm şişliğin inmesi ve burnun tam şeklini alması birkaç ayınızı hatta yaklaşık bir yılınızı alır. Burun estetiği nin sonuçları kalıcıdır, fakat kıkırdak zaman içerisinde değişmeye devam edebilir.
Sık sorulan sorular
Burun estetiğinde kemikleri kırıyor musunuz?
Burun estetiğinde burnu şekillendirmek için kemikler uygun yerlerinden kesilir. Bazan de törpülenir.
Burun estetiği lokal anestezi uygulanarak mı yapılır?
Burun estetiğinde sedasyon analjezi yöntemi kullanılır.
Burun estetiği ameliyatından sonra tampon takılması zorunlu mudur?
Burun estetiği operasyonunda ilk gün sızıntıların emilmesi amaçlı fitil kullanılır.
Burun estetiğinde tamponlar çıkarılınca çok ağrı hisseder miyim?
Tampon çıkarılırken çok az bir rahatsızlık hissedersiniz ama acı duymazsınız. Bu konuda operasyondan önce doktorunuza danışmalısınız ve operasyondan sonra tampona ihtiyacınız olup olmadığınızı öğrenmelisiniz.
Burun estetiği ameliyatlarında amaç sadece burnu küçültüp kemikleri düzeltmek midir?
Bu sorunun cevabı kesinlikle hayırdır. Burun estetiği ameliyatlarında amaç, buruna istenilen şekli vermektir. Asıl hedef burnun boyutlarının küçültülmesi ya da büyültülmesi, ucunun inceltilmesi, yüksekliğinin artırılması veya azaltılmasına yöneliktir.

selülit
SELÜLİTTEN KURTULMAK MUMKUN
Selüloit veya kısa adıyla selülit, derinin alt kısmında, yağ dokusunun etrafında oluşan ve derinin yüzeyinde portakal kabugu goruntusu bırakan bir oluşumdur.
Latincede ki adı Hidrolipodistrofi`dir.
Selüliti en kolay anlamanın yolu iki parmagınızla derinizi kıstırdığınızda derinizin dış üzeyinin portakal kabugu girinti ve çıkıntılı hale gemesi ile anlaşışır
Genellikle görüldüğü kısımlar uyluğun üst kısmı, dizin ile bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası ve üst bacaklara genelde süvari pantolonu şeklinde yerleşir.
Tüm zayıflama diyelerine karşı dirençlidir. Özel bir tedavi gerektirir, kendi kendine geçmez.
Selüloit üç elemandan oluşur:
1-Dayanıklı hale gelmiş bölmeli bir konjonktif doku.
2-Su molekülleri ve tuz molekülleri.
3-Konjonktif doku içine hapsolmuş yağ hücreleri birikintileri. Bu bölgesel yağ birikimi, cildin hareketliliğinin azalması ve kalınlığının artmasıyla kendini gösterir. Elle dokunulduğunda cilt pütürlü, sertleşmiş ve muntazam olmayan bir görüntü verir.
Selüloit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti Selüloitin sinir liflerinin üzerine yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılıdır.
Selüloit, zayıf, hatta çok zayıf kadınlarda bile görülebilir.
Hormonal nedenler: Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle Selüloite zemin hazırlar.
Soya çekim: Anne selüloitli ise çocuğunda da görülebilir.
Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selüloit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Yani Selüloit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selüloit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.
Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu ve sinirsel düzensizlik…
TEDAVİ
Çeşitli etkili yöntemlerle Selüloit artık kesinlikle tedavi ediliyor. Selüloit tedavisinin tıbbi tedavi şekilleri şunlardır:
Masajlar : Selüloit tedavisinin en önemli ayağı masajdır. Çünkü masaj kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir ve dokuların taze oksijen ile dolmasını sağlar. Selüloit tedavisinde etkili olan iki tür masaj vardır.
Dolaşım masajları: Kan ve lenfatik dolaşıma yöneliktir. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek, dokunun canlanmasını sağlar.
Lenf drenajı masajları: Bu masajlar özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkilidir. Masajın, hem elle, hem de aletle uygulanan şekilleri vardır. Elle olan daha yüzeysel olurken, aletli masajın derinlemesine bir etkisi vardır. Her iki masaj sonunda hücrelere bolca oksijen gider ve toksinlerin vücuttan atılması kolaylaşır.
Selüloitte özellikle de etkili olan insanın kendi yaptığı drenajdır. Bu nedenle kendi kendinize şu masajı yapın; masaja okşama hareketleriyle başlayın. Üst uyluklara önce bir, sonra iki elinizle yumuşak bir şekilde aşağıdan yukarı doğru kalçalarınıza kadar masaj yapın. Daha sonra derinizi sıkıştırmadan baş ve işaret parmaklarınızın arasına alın ve yoğurur gibi masaj yapın ve bu arada dizlerin iç tarafını unutmayın. Antiselüloit kremlerinin dokulara etkisi, daha önce masaj yapıldığı takdirde iki kat daha fazla olur. Nedeni, lenf ve kanın harekete geçmesidir.
Akupunktur: Organizmanın değişik fonksiyonlarının hepsinin kumandasının kulakta bulunduğu savı ile tedavi edilir. Akupunktur ile bu fonksiyonlar harekete geçirilir. Bu fonksiyonların arasında su birikmesine neden olanlar da aktive edilir.
Ozon terapi - Ozon banyosu: Ozon terapi, hücre oksijenlenmesini baz alarak, başarılı bir şekilde selüloit tedavisinde de uygulanır. Artıklarla dolu olan selüloit hücrelerini oksijen ile temizlemeye yönelik bir programdır. Ozon terapi bir kabın içerisinde gerçekleşir. Bu sırada ozon buharın epiderm tabakaya kadar girip o bölgenin oksijen ile dolmasını sağlayarak, dokusal kan dolaşımını aktive eder.
Lazer terapi: Lazer terapi ikiye ayrılır; soğuk lazer ve sıcak lazer. Soğuk lazer, helyum neon lazer olarak da anılır. Selüloitli bölgedeki hücreler üzerine uygulanır. Lazer, burada hücreleri geçerek değişimleri hızlandırıp, o bölgede su tutulmasını engeller. Sıcak lazer, selüloitin oluştuğu hareketsiz bölgeye uygulanarak, orada bulunan dokuların dolaşımını sağlar.
Ultrason: Fark edilemeyecek kadar küçük yağları bile derinliğine yakalayıp, parçalamayı başarır. Daha fazla yağlanmanın olduğu bölgelerde de daha derine gidilerek lenfleri uyarır.
Basınç terapisi: Bu metotta bacaklar sarılır. Hava basıncı ile çalışan bir odaya girilir. Çok dikkatlice yavaş yavaş, hava basıncı azaltılır. Bununla da lenfatik dolaşım ve kan dolaşımı harekete geçer. Tabi burada önemli olan kişiye özel bir programlama yaparak, herkesin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi uygulamaktır.
Mezoterapi: Bu yöntemde, sıvı haldeki ilaçların şırınga darbeleriyle uygulanması esastır. Daha yeni bir versiyonu da homeopati yöntemini kullanarak, tahmin sistemini çalıştırmak ve öngörüden yararlanarak uygulama yapmaktır. Hiç yan etkisi olmayan naturel maddelerden faydalanılmalıdır.
Lipoelektro: Bu, uzun iğnelerden yararlanmak suretiyle yapılan bir yöntemdir. Uzun, çok ince uçlu ve keskin iğnelerle uygulanır. Elektro ile yağlı bölge arasında bir bağlantı kurulur. Çok düşük düzeyde çalıştırılarak, Selüloitli bölge üzerinde çalışılır. Bu bölge üzerinde, düzenli ve sık aralıklarla işlem yapılır. İğne, Selüloitli bölgedeki yağları parçalar ve yağları ortaya çıkartır ve aşırıya kaçmadan bunlar boşaltılır.
Günümüzün yeni antiselüloit kremleri deriye hemen giriyor ve doğrudan doğruya yağ hücrelerini etkiliyor. Etkili maddelerin bazıları yağ depoes”> biri de kafeindir. Kafein yağı ayrıştıran enzimleri harekete geçirir ve bununla birlikte lenf akışını kolaylaştırır. Su en iyi temizleyici maddedir. Bol su içmek dokuları zehirli ve atık maddelerden temizler. Ayrıca kalsiyum, potasyum, demir ve magnezyum gibi maddeler dokuları sıkılaştırırlar. Bunların etkisini dışarıdan kullanılan antiselüloit ürünleri kuvvetlendirir. Aynı zamanda vücudun atıklardan temizlenmesinde de etkili olur.
Yüksek topuklar, yanlış yürüme hareketleri, kambur oturma…
Bunlar, selüloite yol açan nedenlerdir. Çünkü bu saydıklarımız, toplardamarlarda ve lenf damarlarında kanın geriye doğru akışını olumsuz yönde etkilerler. Sonuçta zehirli maddeler vücuttan o kadar çabuk çıkmaz ve atık maddeler dokularda toplanır. Ve deri gevşer, çukurlar oluşur. Bu nedenle her zaman şunu düşünün, dik durma vücudu uzatır ve daha zayıf görünürsünüz.
Duruş hatalarını bilinçli olarak dengelemek için sırt egzersizlerinin yararı vardır. Haftada iki kere jogging ve bisiklete binmeyle buna yardımcı olun.
Selüloit üç aşamada gelişir. Birinci aşaması dolaşım bozukluğudur, damarlardan çıkan su dokulara dolar. Dokular acılı ve duyarlıdırlar. Ödemli denilen bu devrede başarılı bir şekilde tedavi yapılabilir. Bu devrede tedavi yöntemi mezoterapidir. İkinci aşamada, ödem daha da fazlalaşır. Bu aşamada selüloiti buradan atmak oldukça güç olmasına karşın, tıpta mezoterapi ile başarılı bir tedavi mümkün olabilir. Üçüncü aşamada, bu dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılamaz ve selüloit yerleşir.
Rejim, su açısından zengin, tuz açısından zayıf olmalıdır. Selüloit tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Balık, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta yenilerek protein açısından zengin bir beslenme uygulanır. Şekerlemeler, hamur işleri, bakliyat kaldırılmalı, alkolden uzak durulmalıdır. Zira alkol kanda yağa dönüşür ve vücutta birikir.
Tedavinin asıl amacı selüloiti oluşturan süreci tersine çevirmek ve yağ hücreleri düzeyinde lipolizi (yağ yıkımı)tekrar harekete geçirmektir. Yani, birikimi ortadan kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz mekanizmasını tekrar harekete geçirmektir.
Beslenme ne kadar fazla tek yönlü olursa, selüloite o kadar çabuk aday olursunuz. Özellikle de Fast Food`a ve hazır yemeklere karşı olan eğilimimiz dokuları kötü yönde etkiliyor. Hayvansal yağlar, şeker ve tuz da en kötü düşmanlarımız. Bunlar yağ hücrelerini şişiriyorlar, dokularda su yapıyorlar ve vücudun atıklardan temizlenmesini önlüyorlar. Bu nedenle yemek listenizde taze, yağsız ve besleyici maddeleri fazla olan yiyecekler bulunmalıdır. Meyve, sebze, kepek, çavdar ürünleri ve baklagiller gibi. Bu besinlerde bir yanda dokuları atık maddelerden temizleyen, öte yanda hücrelere besleyici maddelerin naklini çabuklaştıran fazla miktarda potasyum vardır. Portakal, muz, karpuz, avokado, havuç, şalgam, fasulye, bezelye ve patates fazla miktarda potasyum içerirler.
KORUNMA
- Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kaloriden fazla almamaya çalışın.
- Hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın.
- Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.
- Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.
- Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, çikolata, kızartma ve undan uzak durun.
- Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu yerlere tutun. Saunanın da yararı vardır.
Sert sporlar, vücudun belirli bir kısmını çalıştıran ve düzensiz yapılan sporlar hiçbir işe yaramaz. Selüloite karşı en etkili sporlar tempolu yürüme ve yüzmedir. Fakat tıbbi olarak, bütün sporlar içinde en iyisi jimnastiktir.
Toksinleri ve zararlı maddeleri vücuttan atmak için, günde ortalama 1.5 litre su içmek gerekir. Ancak bu, herkes aynı miktarda su içecek demek değildir. Çünkü her insanın gereksinim duyduğu miktar farklıdır. Genel olarak içilecek sıvı miktarı kiloyla da ilişkilidir. 90 kiloluk bir kişi fazla zorlanmadan bir günde 3 litre su içebilir. Oysa 50 kiloluk biri için bu miktar fazla gelebilir.
Opr.Dr. Şaban Coşkun
1. GÜN :
Sabah :
Yarım çay fincanı haşlanmış pirinç
Yanm bardak meyve suyu (şekersiz)
Şekersiz çay veya kahve
Öğlen :
Limonlu veya sirkeli yeşil salata veya marul
1 ince dilim kavun (küçük kış kavunlarının yarısı olabilir.)
Yarım elma,
Şekersiz çay veya kahve
Akşam :
Yanm çay fincanı haşlanmış pirinç,
Düşük kalorili sebzelerden iki çay fincanı (Haşlanmış veya çiğ olarak kalori miktarı hesaplanarak istenilen sebze seçilebilir.)
Bir parça haşlanmış veya çiğ meyve
Şekersiz çay veya kahve
2. GÜN :
Sabah :
Bir bardak domates suyu veya yarım greyfurt
Şekersiz çay veya kahve
Öğlen :
Şekersiz meyve salatası
Şekersiz çay veya kahve
Akşam :
Yarım bardak şekersiz meyve suyu
Yarım çay fincanı haşlanmış pirinç
Dilim halinde kesilmiş domates ve salatalık
İnce bir dilim kavun
Şekersiz çay veya kahve
ÜÇÜNCÜ GÜN :
Sabah :
Bir su bardağı şekersiz meyve suyu
Bir dilim beyaz ekmek veya francala (çavdar ekmeği veya benzeri proteinli ekmek )
Bir çorba kaşığı marmelat
Şekersiz çay veya kahve
Öğlen :
Bir çay fincanı yağsız ve tuzsuz et suyu
İki çay fincanı haşlanmış yağsız sebze
Bir tane tuzsuz gevrek
Bir Elma
Şekersiz çay veya kahve
Akşam :
Küçük bir kavunun yansı veya yarım greyfurt
Domates, yeşil salata ve hıyarla hazırlanmış, tuzsuz ve yağsız salata
Yarım çay fincanı haşlanmış pirinç
Şekersiz çay veya kahve
Diyetin devamında zengin besin desteği verebilen hap veya tablet kullanılmalıdır.
Akupunktur nasıl uygulanır amacı nedir?
Neymiş bu akupunktur öğrenelim bakalım.
Acus-Punctura (iğne-batırmak), insan vücudunun bir çok noktasının iğne ile uyarılmasını sağlayan tedavi biçimidir. Akupunktur iğnesi acıtmaz, iğne keskin değildir ve özel bir iğnelerdir. Akupunktur tedavi biçiminin yan etkisi yoktur ve acı duymadanetkili bir tedaviye maruz kalırsınız. Değişik hastalıklar için değişik akupunktur yöntemleri vardır ve akupunktur tedavisi deneyimli uzmanlar tarafından yapılmalıdır
Akupunkturun Türkiyedeki yasal süreci 1991 yılında Sağlık Bakanlığı’nın çıkardığı akupunktur yönetmeliği ile başlamıştır.
1991 den beri yeterli görülen doktorlara akupunktur uygulama ruhsatı veriliyor ve akupunktur yöntemi yasal olarak hastalık tedavisinde uygulanıyor.
İyi tamam akupunkturu öğrendik ama hangi rahatsızlıklarda akupunktur yöntemine başvurmamız gerekli diye içinizden soruyorsunuz biliyorum ve aşağıda uygulandığı hastalık türlerini inceleyeceğiz
Birkere akupunktur belirtilere karşı uygulanan bir tedavi biçimi değildir.
Direkt hastalıpın sebebine karşı uygulanan bir yöntemdir ve ameliyat gerektirmeyen hastalıkların birçoğunda akupunktur yöntemini kullanabiliriz.
Mesela aşağıda örnek rahatsızlıkları listeleyelim.
-Alkol,tütün ve bağımlılık yapıcı maddelerden kurtulmak için
-Aşırı kiloluysanız ve zayıflamak istiyorsanız tam size göre
-Kulak çınlaması ,işitme bozukluğu,larinjit,sinüzit, üst solunum yolundaki rahatsızlıklar
-Yüksek tansiyon, hipotansiyon, ritim bozukluğu, nefes daralması, kalp rahatsızlıkları.
Obezseniz,diabet,hipofizer yetmezlik, hipertiroidi gibi Endokrin bozukluklar
- selülit tedavisi, Karın ve yüz germe, karın ve göbekteki yağların tedavisi gibi estetik uygulamalarda
- Kadınlara has hastalıklar: Adet sorunları, vajinismus, adet öncesi sıkıntılar ve doğum sonrası sıkıntılar ve depresyon
- Stres, depresyon, uyku sorunları, yüz felci, kas hastalıkları
- Bazı sinirsel hastalıklarda
- Migren, başağrısı, horlama, kekemelik, vertigo
- Depuitren hastalığı
- Romatizma ağrıları
- Boyun ve bel ağrıları, fıtık, diz ve dirsek ağrıları
- Sindirim sistemini ilgilendiren hastalıklar - Bulantı ve kusma, mide ülseri, gaz ve karın şişme sorunları, hemoroid, ishal, diş ağrısı, kabızlık
- Cinsel bozukluklar ve geceleri altına kaçırma sorunu, sistit
kahvaltı: şekersiz çay
Bir kibrit kutusu kadar beyaz peynir (yağsız veya az yağlı)
İkş dilim kepek ekmeği
Domates,salatalık,biber
Sabah saat 10:00′da bir porsiyon meyve
Öğlen: bir köfte büyüklüğü kadar et
Dört yemek kaşığı susuz sebze yemeği
İki yemek kaşığı pilav veya makarna
Yağsız salata
iki dilim ekmek
15:00-16:00 bir su bardağı
yoğurt veya süt, veya iki su bardağı ayran
Bir adet kalın galeta veya üç adet diyet bisküvü
Bir porsiyon meyva
akşam:Bir köfte büyüklüğünde et
Dört yemek kaşığı susuz sebze yemeği
Bir küçük kase çorba
Yağsız salata
İki dilim ekmek
21:00-22:00 Bir su bardağı süt
Bir porsiyon meyve
Burcunuza göre en uygun diyeti arıyorsanız artık elinizin altında.
Koç (21 Mart - 20 Nisan) : Abur cubur yemeye son derece meraklısınız. Bu nedenle sizin için tehlike çanları çalıyor. Tuz ve alkolden uzak durarak bunun yerine bol bol su için. Domates, patates, soğan, kuru fasulye, mercimek, karnıbahar, marul, yeşil salata, ıspanak, turp, pirinç, zeytin, elma, balkabağı, ceviz gibi besinler haftalık beslenmenize mutlaka eklenmesi gerekli yiyeceklerdir. Sizin için gerekli olan tatlılar! Kayısı gibi fazla şeker içermeyen tatlılar olmalıdır.
Boğa (21 Nisan - 21 Mayıs) : Yemek için yaşayanlardansınız. Fakat unutmayın ileride bu kilolar başınıza bela olur. Karbonhidratlardan kaçının. Aksi takdirde tombul bir kişi olursunuz. Sindirim güçlüğü çekebilirsiniz. Düşük nişasta, yağ ve şeker içeren bir diyet, beslenme hayatınızın gerekli bir parçası olmalıdır. Doğal iyot içeren besinler, balık ve deniz mahsulleri, yumurta, karaciğer, böbrek, buğday, ıspanak, pancar, taze meyve ve yeşil salata besin listenizde daima yer almalıdır. Ayrıca su içmek de hayatınızın vazgeçilmez bir parçası olmalı.
İkizler (22 Mayıs - 21 Haziran) : Yemek yerken o kadar acele hareket ediyorsunuz ki artık bu durum sizin sağlığınızı etkiler hale gelmiş. Yemekleri çok çiğnemeden yutmayın. Az ama sık yemeyi prensip haline getirin. İkizler kemiklerinin sağlıklı olmasını istiyorsa sağlıklı beslenmelidir. İkizler de kan pıhtılaşması çok sık görülür. Balık, tereyağı ve köy peyniri, havuç, portakal, greyfurt, şeftali, erik, üzüm suyu, kuru üzüm ve badem beslenme listenizde vazgeçilmez besinler olmalıdır. Sakinleşmeniz ve huzurlu olmanız için de şifalı bitkiler ve kafeinsiz çaylar tam size göre.
Yengeç (22 Haziran - 23 Temmuz) : Duygusal olmanız sizin beslenme alışkanlıklarınızı da etkiliyor. Üzüldükçe böreklere, keklere, dondurma ve şekerlemelere sarılıyorsunuz. Halbuki yengeçler, nişastalı yiyeceklerden, şeker, tuz ve baharatlardan uzak durmalıdır. Çünkü mideleri çok hassastır. Vücudunuz kalsiyuma fazlaca ihtiyaç duyar. Düşük yağ içeren süt, peynir ve yoğurt, kıvırcık lahana, domates, salata ve marul, bol miktarda taze sebze ve yağsız protein, sizin cilt ve mide sağlığınız açısından iyi olup, kilonuzu daha rahat kontrol altına almanızı sağlar. İncelmek için öncelikle kendinizle hesaplaşmalısınız.
Aslan (24 Temmuz - 23 Ağustos) : Yemek sizin için adeta bir zevk haline gelmiş. Güzel lokantalar, nefis yemekler her zaman hayalinizi süslüyor. Vücudunuza önem verdiğiniz için diyet yapmakta son derece başarılısınız. İradeniz harika! Kan dolaşımınızın düzenli olması için; sığır, kuzu ve kümes hayvanları eti, karaciğer, çiğ yumurta sarısı, kereviz, elma, incir, şeftali, limon ve badem sizin için idealdir. Porsiyonlarınızı yüzde 50 azaltmanız önerilir.
Başak (24 Ağustos - 23 Eylül) : Şekerleme deyince siz akla geliyorsunuz. Özellikle de çikolata hayatınızın vazgeçilmezleri arasında yer alır. Ancak bu yiyeceklerden uzak durmalısınız çünkü kalbinizde problem yaratabilir. Tuz, buğday, çavdar, yağsız sığır ve kuzu eti, peynir, zeytin, portakal, limon, kavun, elma, armut sizin ideal yiyeceklerinizdir. Kavun, elma, armut kısmen cildinizi temizlemek ve saçlarınıza bakım sağlamak için yardımcı olur. Elma ise kurtarıcınızdır.
Terazi (24 Eylül - 22 Ekim) : Terazi böbrekleri, sırtın alt kısmını, temsil eder. Bezelye, mısır, havuç, ıspanak, buğday, yulaf unu, elma, çilek, badem ve kuru üzüm hep elinizin altında olmalıdır. Böbrekleriniz için çok fazla asitli içeceklerden uzak durmalısınız. İncecik ve zarif bir beden için; ince dilimler faydalı olacaktır.
Akrep (23 Ekim - 22 Kasım) : Burcunuz üretim organlarını temsil eder. Solunum yolları problemleri yaşayabilirsiniz. Tahıllardan yapılmış ekmekler, balık ve deniz ürünleri, yeşil salata, soğan, kırmızı turp, taze meyve ve sebzeler içeren bir diyet tam size göredir. Doğru beslenme gerginliğinizi alıp götürür.
Yay (23 Kasım - 20 Aralık) : Burcunuz kalçalar, bacak üstleri ve karaciğeri temsil eder. Doğal beslenmek için kabuklu meyveler ve sebzeleri tercih edin. Bolca çiğ sebze, yeşil biber, patates, incir, kuru erik, çilek, elma, armut, ve taneli tahılları yemeniz önerilir.
Oğlak (21 Aralık - 18 Ocak) : Çalışkan bir yapınız var ve çalışırken de farkında olmadam öğün atlıyorsunuz. Oysa bu sizin için çok zararlı. Vücudunuzun vitamin ve minerallerden oluşan geniş bir besin karışımına ihtiyacı var. Burcunuz , dizleri, dişleri, kulakları ve deriyi temsil eder. Lahana, kereviz, yağsız etler, limon, portakal, inek sütü, her türlü peynir, balık, yumurta sarısı, buğday ve incirle aranızın çok iyi olması gerekir. Kayısı, badem yiyerek kuru ve alerjik eğilimli cildinizi canlandırın. Cildinizi sigara ve sigara dumanından uzak tutarak korumaya çalışın.
Kova (19 Ocak - 20 Şubat) : Vücudunuzun sürekli C vitaminine ihtiyacı var. Yemek tarzınız yenilikçi. Bu nedenle değişik lezzetler tatmayı seviyorsunuz. Burcunuz el ve ayak bilekleriyle baldırları ve dokuları temsil eder. Vücudunuz sofra tuzuna çok ihtiyaç duyar. Bu ihtiyacı sofra tuzundan değil, bu maddeyi barındıran besinlerden almanız en mantıklısıdır. Çok fazla tuz aldığınızda zayıf bir kan dolaşımına, gereğinden fazla şişkin bir vücuda ve karaciğer rahatsızlıklarına açıksınız demektir. Deniz ürünleri, brokoli, havuç, turp, balkabağı, ıspanak, elma, şeftali, limon, portakal, greyfurt, nar ve ananas sizin için doğal tuz bakımından ideal besinlerdir.
Balık (20 Şubat - 21 Mart) : Katı ve sıkıcı diyetler size göre değil. Yüksek proteinli, düşük yağ ve şeker içeren diyet uyguladığınız zaman kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Burcunuz ayaklar ile duyma, işitme, dokunma ve tatmayı temsil eder. Demir vücudunuzun başlıca ihtiyacıdır. Demir eksikliği, anemi ve düşük tansiyona sebep olur. Diyetlerinizde zengin demir içeren karaciğer, yağsız sığır eti, kuzu eti, yumurta sarısı, beyin, midye, ıspanak, soğan, arpa, marul, buğday ekmeği, kuru fasulye, elma, üzüm, limon, portakal, şeftali, hurma, kuru erik ve üzüm yer almalıdır. Maydanoz da bu listeye eklenebilir.
Kahvaltı: bir tatlı kaşığı sürülebilir çikolata veya fındık ezmesi
bir dilim kepek ekmeği veya çavdar ekmeği
iki kibrit kutusu kadar tercihe göre peynir, Domates, salatalık, yeşil biber
Öğlen: bir porsiyon tavuk şiş veya tavuk göğüs ızgara bir su bardağı ayran Az yağlı salata
İkindi: bir adet küçük çikolata bar veya dört-beş adet küçük çikolata veya bir kase çikolatalı puding
Akşam: dört-beş kaşık zeytinyağlı sebze yemeği, bir dilim kepekli veya çavdar ekmeği Az yağlı salata
Ara: bir su bardağı çikolatalı süt, bir adet tercih edilen meyve
1100 Kalorilik Diyet
1100 kalorilik diyet düsük yag diyetlerinden biridir.Hergün yapilmamalidir (özellikle yogun kalori gereken günlerde bu diyet yapilmamalidir.
Kahvalti
1 adet muz
2 bardak tahil - 1 bardak süt ile
1 fincan çay veya kahve
1 bardak su
Öglen Yemegi
2 dilim beyaz ekmek
Salatalik ve domates
2 çay kasigi mayonez
2 dilim biftek
1 kase meyve
1 kase patates kizartmasi
1 bardak portakal suyu
Ara Ögün
1 adet orta boy seftali
Aksam Yemegi
1 kase salata
2 dilim kek
50 gr beyaz peynir
1 bardak su
Ara Ögün
1 kase yogurt
4 çay kasigi müsli


