Vejetaryen Beslenmenin Vücut Üzerindeki Yararları

Vejetaryen beslenmenin vücut üzerindeki başlıca yararları ;

Vejetaryen beslenme kendi içinde değişik tercihlerin bulunduğu bir beslenme biçimidir. Kimi gruplar beyaz et ve balık tüketirken bazı gruplar ise eti kesinlikle tüketmeyip yalnızca sebze veya süt, süt ürünleri ve yumurta tüketebilmektedir. Beslenme uzmanları vejetaryenliğin yararları olduğu gibi bazı zararlarının da olduğunu belirtmektedir. Protein değeri yüksek olan eti tüketmeyip bunun eksikliğini başka protein içeren besinlerle kapatmamak bir süre sonra vücutta hasara neden olabilir. Sebze ve meyvelerin aksine çok hızlı bozulma ve çürüme sürecine girebilen etin sindirimi de sebzeye oranla daha yavaş gerçekleşir; bazen 5 gün sürebilir. Eti için beslenen hayvanların çabuk büyümeleri ve hastalık kapmamaları için verilen hormonlar, aşılar ve antibiyotikler ile doğal ortamın dışında yetiştirilmesi gibi durumlar etin besleyici değerini düşürmekle birlikte bir süre sonra zararlı olmaya başlayabilmektedir. Ancak kaliteli bir protein kaynağı olan etin insan yaşamındaki yeri de tartışılmaz bir gerçektir. Doktorlara göre fazla kırmızı et tüketimi birtakım hastalıkların oluşmasında en büyük etkenidir. Yapılan çalışmalarda vejetaryen beslenmenin kanser, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları, kabızlık, osteoporoz ve diş çürüklerini önlediği de görülmüştür.

Vejetaryan (Et tüketmeden) Beslenme

1997 yılı sayımları itibariyle ABD’de 14 milyon vejetaryen (et tüketmeden beslenme) olduğu tespit edilmiştir ve bu sayı çığ gibi büyümektedir. İngiltere’de deli dana hastalığının ortaya çıkmasıyla haftada yaklaşık 28. 000 kişinin vejetaryenler kervanına katıldığı tahmin ediliyor. Eski Yunan düşünürleri Pisagor ve Platon da sağlığı insan mutluluğunun temel parçası olarak tanımlamışlar ve sağlıklı yaşamak için vejetaryen bir diyet önermişlerdir. Vejetaryenlerin kalp ve kanser gibi hastalıklara hayvansal gıdaları yiyen kişilerden daha seyrek yakalandıkları ve daha uzun yaşadıkları da bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Hayvansal protein insan beslenmesi açısından ‘yüksek kaliteli protein’ olarak  görülür. Pek çok mineral ve vitamin hayvansal kaynaklardan çok kolaylıkla karşılanır. Fakat bu, bitkisel besinlere dayandırılan bir beslenme biçiminin yetersiz olacağı anlamına gelmez.

Bitkisel yiyeceklerin birbirini tamamlayacak şekilde bir araya konmasıyla, hele ekolojik enerji yönünden yüksek verimli olan yumurta ve süt gibi hayvansal besinlerle de desteklenirse, dengeli beslenilebilir. Bunun yanında, bitkisel beslenmenin hayvansal bir beslenme biçimine kıyasla sağlık yönünden bazı üstünlükleri olduğu da unutulmamalıdır. Örneğin, bitkisel besinlerdeki yağların hayvansal besinlerdeki gibi kolesterol birikimine yol açmadığı; dolayısıyla damar sertliği gibi hastalıklar için önleyici etkisi olduğu ileri sürülür. Ayrıca, bitkilerdeki yüksek selüloz oranı yüzünden, vücuttan artıkların dışkı yoluyla atılmasını düzenleyici etkisi de bulunmaktadır. Batı ülkelerinde yaygın olan kalın bağırsak kanseri gibi bazı kanser çeşitlerine, gelişmekte olan ülkelerde daha az rastlanmaktadır. Beslenme bilimcileri bunu böyle ülkelerde hakim olan bitkisel beslenme biçimine bağlamaktadırlar.

Beslenmede Yağ ve Şeker

Yağ ve şeker,  beslenmede çok az tüketilmesi gereken gıdalardır fakat A, D, E ve K vitaminleri gibi vücudumuz için yüksek haddede önemli vitaminleri taşıma görevi yaptıklarından dolayı sağlığımız için yenilmesi de çok önemlidir. Sıvı ve katı yağlar, şeker ve tatlılar bu grupta kategorilendirilir.

Yemek yeme alışkanlığımız zihinsel ve bedensel faaliyetlerimizi etkileyen unsurlardan biridir. Sağlıksız beslenme düşünme ve kavrama yeteneğinin azalmasına ve hafıza kayıplarına neden olur. Günde 8 saat uyuduğunuz halde kendinizi yorgun hissediyor, bedensel, zihinsel faaliyetlerinizde çabuk yoruluyor, hafıza ve düşüncenizde azalma görüyorsanız mutlaka yemek yeme alışkanlığınızı gözden geçirin ve aşağıdaki önerilerimize bir göz atın.

Dengeli Beslenmeye Dair Öneriler

Doymuş yağ (tere yağ, kuyruk yağı) oranı yüksek besinleri daha az tüketiniz. Yeterli miktarda doymamış yağ (örneğin ; ay çiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytin yağı) almaya dikkat edin. Yarım yağlı süt, yağsız yoğurt tüketin.Yağlı kırmızı et yerine yağsız et, kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye gibi) balık ve tavuk tercih edin. Süt ve süt ürünleri de (yoğurt, peynir vb.) tüketilmeli fakat bunlarında az yağlı olmalarına dikkat edilmelidir.Yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme veya ızgarada pişirme yöntemleriyle pişirirseniz yemeğe eklenecek yağıda azaltmış olursunuz.

Aşırı şekerli gıdalardan kaçınmalı ve hatta çay, kahve gibi içecekler şekersiz içilmeli veya şeker miktarı azaltılmalıdır. Böylece ileride şeker hastalıklarına yakalanma riskini azaltmış olursunuz.

Gıdalardan aldığımız günlük tuz miktarı 6 gr.ı (bir tatlı kaşığı) geçmemelidir. Bu miktara yemeklerden, ekmekten, içeceklerden aldığımız tuz miktarı dahildir. Tuz tüketimi ile yüksek tansiyon arasında ilişki bulunmaktadır. Yüksek tansiyonu olanlar doktorlarının tavsiyesine göre ya hiç tuz kullanmamalı yada miktarını azaltmalıdır.

Güne kahvaltınızı yaparak başlayın. Gece boyu gıda alımı olmadığından beyninizin sabah kalkınca enerjiye ihtiyacı vardır. Daha sonra gıda alımınızı kahvaltıdan başlayarak gün içine yaymanız daha etkin kalori yakmanıza neden olur.Öğünlerinizi önceden belirleyiniz.Mümkünse yediklerinizi 3 ana öğün, 3ara öğüne bölün az ve sık beslenin.Bol su için, yiyecekleri iyice çiğneyin. Her yemek yediğinizde midenin 1/3’ünü boş bırakın. Tam olarak dolu mide sağlığımızın zaman içinde bozulmasına ,erken yaşlanmaya neden olur.Midenizi katı gıdalarla doldurmayın .Katı gıdalarla dolu mide içeriğinin gerekli öz suyu her tarafa dengeli ulaştırması güçleşir ve sindirim zorlaşır. Düzenli yemek yiyenler daha dengeli ve sağlıklı beslenmekte ve ideal kilolarını korumaktadırlar.

Zihinsel faaliyetlerin gerektirdiği enerji kaynaklarının en önemlilerinden biride meyvelerdir. Beynin oksijen dışındaki tek enerjisi glikozdur. Glikoz meyvelerde hazır halde bulunur. Diğer gıdalarla alınan şeker midede yakılarak glikoza çevrilir. Bu nedenle meyveleri aç karnına yemeliyiz.Meyveler yemeklerden 30 dakika önce veya 3 saat sonra alınmalıdır.Mide doluyken alınan meyveler midede kalıp besin değeri kaybolup orada mayalanacağı için bütün sindirim sistemimizi yorar.

Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücreleri hariç) bütün vücudumuz yenilenir.Düzensiz kötü beslenme yenileme sistemini aksatır. Cildiniz canlılığını, tazeliğini kaybeder ve en önemlisi hastalıklara açık olursunuz. Yorgunluk, çabuk yorulma, baş ağrısı olabilir. Düşünce ve hafıza sistemi bulanıklaşır.Bu nedenlerden dolayı düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve yemek için yaşamamalı sadece yaşamak için yemeli görüşünü benimsemeliyiz.

Sağlıklı ve Düzenli (Dengeli) Beslenme

Sağlıklı beslenme düzenli ve dengeli beslenmedir.Vücudumuzu oluşturan hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için besin unsurları yani yağların, karbonhidratların, proteinlerin, vitaminlerin ve minerallerin yeterli miktarda alınmasıdır. Vücudumuzun tüm besin maddelerine ihtiyacı vardır. Tek taraflı beslenmek yani sadece protein veya karbonhidratla beslenmek yanlıştır. İlerde kilo ve beraberinde obezite sorununa davetiye çıkartabilir. Dengeli beslenerek vitaminler, mineraller ve lifler gibi önemli besin maddelerinden de almış oluruz.

Dengeli Beslenme de Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Hayatınızda akılcı bir beslenme rejimi her zaman olmalıdır. Kilo vermeyi asla ertelemeyin. Eğer hızla kilo veremediyseniz, hayal kırıklığına uğramayın. Keza çok çabuk kilo kaybederseniz, yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz imkansız. Herhangi bir tatlıyı yemeden veya bisküvi paketini açmadan önce kendinize sorun, “Ben gerçekten aç mıyım” eğer cevabınız olumluysa, on dakika bekleyin ve bu soruyu kendinize tekrar sorun.  Kendinizce samimi karara ulaşana dek bu soruyu tekrarlayın.

Yiyeceklerinizi haftalık olarak planlayın. Böylece alışveriş yaparken, abur cubur satın almaktan kurtulabilirsiniz.Asla süpermarkete aç gitmeyin. Eğer insanlar tok karnına alışverişe giderlerse, besin değeri daha yüksek yiyecekler alıyorlar. Abur cuburdan da uzak duruyorlar.

Daha hareketli olabilmek için hayatınızda, beslenme rejiminizde değişiklik yapmaktan kaçınmayın.

Bir günlük tutun. Hem ne yediğinizi, hem de ruh halinizi kaydedin. Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık… sürelerle devam eder. Daima geriye dönüp kendinizi kontrol edin..

Hiçbir zaman neden kilo vermek istediğinizi unutmayın. Sıkıldığınızda veya diyet yapmaktan yorulduğunuzda eski fotoğraflarınıza göz atın. Ve her verdiğiniz kiloda kendinizi nasıl hissettiğinizi hatırlayın. Değişimin zamanla ve sabırla olacağını hep aklınızın bir köşesinde bulundurun.

Geçmişi değiştiremeyebiliriz ama gelecek için şansımızı deneyebiliriz.

Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık… sürelerle devam eder.

Yeryüzündeki hiçbir yiyecek, sizin kendinizi zayıf hissetmenizden daha lezzetli olamaz.

Artık biliyorum ki, doğru seçimler yaparsam, zayıflayabilirim. Her an şu soruyu soruyorum: “Buna ihtiyacım var mı, gerçekten onu yemeyi istiyor muyum?

Eğer yemek yemek istemiyorsanız, yemek yiyebileceğiniz bir yere gitmeyin.

Sosyal zorunluluk olarak, bir partiye gidiyorsunuz, ne yiyeceğinizi de planlayın

Eğer bir açık büfe ile yüz yüze iseniz, hemen salata bölümüne gidin ve tabağınızı salatayla doldurun. İkinci kez gittiğinizde kendinizi tok hissedeceksiniz ve daha fazla kontrol edebileceksiniz.

Her zaman ölçülü olun. Porsiyonlarınız küçük olsun.

Bol sebze, Az yağ, Bardak bardak su… .

Yemeğe başlamadan önce bir bardak su için ve bu sırada düşünün, “Şu anda yemek yiyorum ama hedeflediğim kilodan uzaklaşıyorum.” Kendi kendinizle yapacağınız tartışmalar işe yarayacak.

Bilinçli bir şekilde yemek yiyin. Yavaş olun. Ağzınıza götürdüğünüz her lokmaya dikkat edin.

Her yemekten sonra dişleriniz fırçalayın. Ağzınızdaki temizlik duygusu sizin bir kaç saat acıkmanızı engelliyor.

Bir Yaş ve Öncesi Çocuklarda Beslenmede Nelere Dikkat Edilmeli?

Beslenme büyüme ve gelişme için gerekli besin öğelerinin dengeli olarak alınabilmesi ve kullanılabilmesidir. Beslenme ile sağlık durumu arasında karşılıklı bir etkileşim vardır.

Beslenmesi iyi olmayan çocukta bağışıklık sistemi etkilenmekte, hastalıklara karşı yatkınlık oluşmakta, her hastalık sonrasında beslenme biraz daha bozulabilmekte, büyüme ve gelişme beklenilen düzeyde olmamaktadır. Anne sütü yeterli ise ilk 6 ayda bebeğin tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılayabilmektedir.

Anne sütü yeterliliği nasıl anlaşılır? Devamını oku



Gizlilik Politikamız