Batık Tırnak Rahatsızlığına Yakalanmamak İçin Önlemler
ğer problem genetik değilse batık tırnağı engelleyebilirsiniz. Ayaklarınızı travmadan koruyun, rahat ve parmaklarınızı sıkıştırmayan vurmayan ve ayak sağlığınıza her daim uygun ayakkabı giyin. Tırnaklar düz ve devamlı kesilmeli ve uygun bir uzunlukta olmalı.
Batık Tırnak Semptomları
Batık tırnak oluştuğu zaman hemen tedavi edilmelidir.Deri kırmızı,şiş yada acıyorsa,enfeksiyon oluşmuş olabilir.Batık tırnağın etrafı sıcak,ıslakveya nemli olabilir.
Batık Tırnak Rahatsızlığının Tedavisi
Tedaviyi yapıcak kişinin steril ortamda tedaviyi yapması gerekir. İltihap yoksa ılık tuzlu suda ayaklar yıkanır ayaklar kurulandıktan sonra parmağa antiseptik sürülür parmağı bandaj ile sarın. Enfeksiyon veya iltihap varsa Podiatristiniz, batan tırnağın o kısmını küçük bir prosedürle alabilir. Tedavi için Podiatristinize ve uzmanınıza başvurunuz. Bu işlemi yapacak kişi mutlaka tecrübeli olmalıdır.
Batık Tırnak Rahatsızlığını Tetikleyen Faktörler
Batık tırnak rahatsızlığı birçok farklı nedenlerden oluşabilir.Bazen tırnak çok büyük olduğu için oluşur.Bazı kişilerin tırnakları kenarlarından kıvrılır ( Genetik veya Artrit’den kaynaklanır ) bu kişiler batık tırnak için en kuvvetli adaydırlar. Travma,ayağı çarpmak veya ayağınızın üstüne basılması gibi şeyler tırnağı derinin içine batmasını sağlar. Sık koşmak ,yanlış kesim,sıkı çorap,yada dar sivri burunlu ayakkabılar tırnağın batığına yol açar.
Batık Tırnak Rahatsızlığı ve Oluşumu
Çok rastlanan ve hastaya aşırı derece ağrı veren bir durumdur.Tırnağın kenarındaki yumuşak deri tırnağın üstüne büyür,veya tırnak deriye battığı zaman batma hissi oluşur. Podiatrinin uygulandığı ülkelerde Batık tırnak tedavisini sadece Podiatristler yapabilir .Podiatrist uygun gördüğü durumlarda hastayı Doktora yönlendirir.
Boop Tedavisi ve Kortizon Faktörü
Akciğer tomografisi ile bu hastalığın bulguların daha iyi belirlenebileceğini belirten Küçükusta, hastalığın yine de zatürre ve akciğer kanseri gibi hastalıklardan kesin olarak ayrılmasının mümkün olmadığını kaydetti. Prof. Dr. Küçükusta ayrıca BOOP’un kesin teşhisi için akciğer biyopsisi yapılması gerektiğini de ifade etti. BOOP’un kortizon tedavisine çok iyi cevap verdiğini belirten Prof. Dr. Küçükusta, “Kısa zamanda hem hastanın şikayetleri geçer ve hem de akciğer röntgenindeki bulgular geriler. Kortizon tedavisi, ilacın dozu azaltılarak 6 ile 12 ay sürdürülür. Bazı hastalarda kortizon dozu azaltılırken hastalık belirtileri tekrarlayabilir” diye konuştu.
Akciğer Rahatsızlığı : BOOP
BOOP, kelime olarak mikrobik olmayan zatürre anlamına gelir. Yakın zamanlarda tanımlanmış, güncel bir akciğer hastalığıdır. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rasim Küçükusta ANKA’ya yaptığı açıklamada, hastalığın doktorlar tarafından da tam olarak bilinmediğini söyledi. Küçükusta, “BOOP kanser ve zatürre ile karıştırılıyor. Antibiyotiklere cevap vermiyor. Kortizon tedavisiyle ise kısa zamanda düzeliyor” dedi.
BOOP’un tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de ender görüldüğünü belirten Küçükusta, hastalığın esas olarak akciğer keseciklerinde ve küçük bronşlarda bağ dokusu oluşumu ile karakterize olduğunu söyledi.
-BOOP GRİBAL ENFEKSİYON GİBİ BAŞLIYOR-
Prof. Dr. Rasim Küçükusta, BOOP’un tipik olarak gribal enfeksiyon gibi başladığını ve başlıca belirtilerinin ateş, öksürük ve nefes darlığı olduğunu ifade etti. Bir çok hastada ateş, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, göğüs ağrısı ve kanlı balgam gibi şikayetlerin de bulunduğunu kaydeden Küçükusta, “Bu bulgular mikrobik zatürre ile çok karışır” dedi.
-KOKAİN BOOP’A NEDEN OLABİLECEK FAKTÖRLERİN BAŞINDA GELİYOR-
BOOP’un daha çok 40 ve 50′li yaşlarda görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Küçükusta, bu hastalığa neden olabilecek çeşitli faktörler olduğunu dile getirdi. Küçükusta bu faktörlerin başında antibiyotikler, romatizma ilaçları ve kokain gibi çeşitli ilaçların geldiğini de sözlerine ekledi. BOOP’un bazen zatürre, akciğer absesi gibi iltihaplı hastalıkların iyileşme dönemlerinde ortaya çıkabileceğini de belirten Prof. Dr. Küçükusta, “BOOP, bazı romatizmal hastalıklarla beraber görülebileceği gibi, kemik iliği ya da akciğer nakli yapılmış olanlarda ve meme kanseri nedeniyle radyoterapi gören hastalarda da saptanabilir. Hastaların çoğunda BOOP’ un kesin nedeni bilinmemektedir” dedi.
Bursit Rahatsızlığında Tedavi Süreçleri
Akut bursitin tedavisi, bursanın iltihaplı olabileceği ya da daha ender görülen nedenlerle ortaya çıkmış olabileceği hesaba katılarak, hekim eliyle yapılmalıdır. Neden belli değilse ya da bursit sürtünme ya da aşırı kullanma dolayısıyla ortaya çıkmışsa, hastalıktan etkilenmiş olan eklemin (ya da bölgenin) dinlendirilmesiyle iyileşme sağlanır. Ağrı varsa tedaviye ağrı kesiciler eklenir. Kesedeki şişkinliği azaltmak için, romatizma tedavisinde kullanılan ilaçlardan yararlanılabilir. Bakteriyel bir enfeksiyon varsa antibiyotikler kullanılmalıdır. İltihabı geriletmek için soğuk kompresler yapılabilir. Ancak buz torbası kullanırken, etkilenmiş bölgeyi yakacak kadar soğuk olmamasına dikkat edilmelidir. Buz torbasını kaldırdıktan sonra şişkinliği azalmış olan bölge yarım saat, esnek bantla sarılmalıdır. Eğer bu yöntemle şiş hafifletilirse, her dört saatte bir uygulama yinelenmelidir.
Bu basit tedavilerle iki - üç günde düzelmeyen bursitlerde, hekime başvurmak gerekir. Doktor yerel etkili bir ağrı kesici sürdüğü deriden iğneyle bursanın içine girerek, kese içindeki fazla sıvıyı alır. Bu işlem, hem hastayı rahatlatır, hem de alınan sıvının biyokimya ve mikrobiyoloji laboratuvarlarında incelenmesine (sıvıda bakteri olup olmadığını anlamak için) olanak sağlar. Doktor, keseye kortizonlu ilaç da enjekte edebilir; birçok vakada kortizon tedavisi olumlu sonuçlar verir. Bu tedavi yöntemi bursit iyileşene kadar yinelenmelidir. Bursit, tedaviye karşın iyileşmiyorsa, küçük bir ameliyatla, kesenin iç yüzündeki, sıvı salgılayan hücrelerin bulunduğu tabaka çıkarılır. Bu küçük ameliyat birçok hastada tam iyileşme sağlar. Ancak yine de, çok ender olmakla birlikte ameliyattan birkaç hafta sonra, aynı yerde, yeniden bursit oluştuğu görülebilmektedir.
Akut bursitteki ağrı ve hareket güçlüğünün, tedaviyle en geç on günde geçmesi gerekir. Kese bakteriyel bir iltihaplanma sonucu oluşmuşsa, yineleme olasılığı çok enderdir. Kronik bursitte, basınç ve sürtünme devam ederse hastalık yineler; dolayısıyla bursit tedavisinde ilaç kadar önemli olan, günlük yaşamdaki önlemlerdir. Diz bursitini önlemek için yumuşak diz sargıları kullanmalı; kalça bursitini engellemek için yastığa ve yumuşak yerlere oturulmalı; dirsek bursitine karşı dirseği sert yerlere dayamamalıdır. Bu basit önlemler bursit tedavisinde çok etkilidir. Ayak bileği bursitinde de (aşil bursiti) ayağı uzun süre dikkatli kullanmak gerekir.
Bursit Rahatsızlığının Başlangıç Belirtileri
Akut bursitlerde, bir kemik ya da eklem üzerinde sıcak, kırmızı ve ağrılı bir şişlik görülür. Çok şiddetli durumlarda belirtilere hareket güçlüğü de eklenebilir. Bursanın şişmesine neden olan sıvı, keseyi çevreleyen hücreler tarafından salgılanır. Bu sarı renkli sıvıda, iltihaplanmanın etkisiyle kılcal damarlardan sızan kan da bulunabilir. Bakteriyel bir enfeksiyon varsa, keseiçi sıvısında bakteriler ve akyuvarlar da görülür. Bunlar, kese içinde irin oluştururlar. Uzun süren (kronik) bursitler ise ya akut bursitlerin yinelenmesi ya da art arda zedelenmeler sonucunda bursanın şişmesiyle oluşur.
Bursit, tehlikeli bir hastalık değildir. Antibiyotiklerle, bursadaki bakterilerin bedene yayılmasının ve kan zehirlenmesine (septisemi) ya da veremin yayılmasına yol açmalarının önüne geçilmektedir. Romatizma ve gut uzun süre tedavi edilmeyip kendi haline bırakılırsa, bedenin başka bölgelerinde tehlikeli iltihaplanmalara yol açabilir; bunun gibi, kronik bursitler de tedavi edilmezlerse çevredeki kasların, dolayısıyla eklemin zayıflamasına neden olabilirler.
Nedenleri
Bir bursanın iltihaplanma nedenleri hala tam olarak bilinememektedir. Bursit, çocuklarda ve erişkinlerde aynı oranda görülür ama bazı insanlarda bursite yakalanma eğilimi daha fazladır. Sürtünme, bursanın ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazı meslekler ya da çalışma biçimleri, bursanın gelişmesi için elverişli koşullar yaratabilir. Sözgelimi, dirseklerini masaya yaslayarak ders çalışan öğrencilerde, dizlerinin ve dirseklerinin üzerinde sürünerek çalışan madencilerde bursit sık görülür. Bazen hamalların ensesinde, omurga kemiği üzerinde; sırık hamallarının enselerinde ve omuzlarında; sabahtan akşama kadar tezgah başında oturan dokuma işçilerinin kalçalarında; diz çökerek çalışan bahçıvanların dizlerinde bursit olabilir. Bununla birlikte, sürtünme tam bir açıklama getirmekten uzaktır. Çünkü bazı insanlarda bursit, öteki insanlara oranla çok daha çabuk oluşmaktadır.
Daha ender görülen durumlarda bursit, ya bursadaki ya da eklemlerdeki bakteriyel iltihaplanmayla ortaya çıkar. Geçmişte verem, bursitin çok bilinen bir nedeniydi. Bazı romatoit artrit durumlarında, bir eklemin çevresindeki bursa şişmekte; ender görülen durumlarda ise bursada guta bağlı şişme görülmektedir. Genellikle yaşlılarda görülen dirsek bursitinin nedeni bilinmemektedir; bununla birlikte çok hızlı bir seyri vardır: Dirsekte, birkaç saat içinde yumurta büyüklüğünde bir şişlik oluşuverir.
Bursit Nedir?
Bazı mesleklerde (örneğin - taşımacılık) özellikle sık rastlanan bursit, eklem bölgelerinde ağrılı şişlikler olarak görülür. Erken tanı sonucu tedavisi kolaydır. Bursa, bir eklemi ya da kemiği kaplayan yumuşak dokunun üzerinde oluşan içi sıvı maddelerle dolu bir keseciktir. Bursit ise bu keselerden birinin iltihaplanmasıdır. Sık rastlanan bu ağrılı durum, iltihaplanma önlenmezse, akut ya da kronik bir rahatsızlığa dönüşebilir.
İki tür bursa vardır. Birinci gruptakiler (anatomik bursa) kas kirişlerinin kemiklere ya da eklemlere yaslandıkları yerlerdeki sürtünmeyi engelleyen, içi sıvı dolu çok küçük keseciklerdir. Diz ekleminin çevresindeki kemiklerde bu bursalardan 15 tane vardır. İkinci türdeki bursalar, bir kemik üstündeki yumuşak dokunun sürekli sürtünme ya da yaralanma sonuunda ortaya çıkarlar. Sözgelimi, her gün sert bir zeminde saatlerce oturan birinin, kalça kemikleri üstünde oluşan bursalar bu türdendir.
İki bursanın da görevi aynıdır: Kas kirişlerinin, kemik üzerinde hareket ettikleri bölgelerde basıncı önlemek. Bursit, bir bursanın kronik olarak genişlemesi ya da akut bir biçimde şişmesi durumunda ortaya çıkar. Bu hastalık, dizlere sürekli basınç sonucu diz ekleminde oluşursa “diz üstü bursiti” adını alır. Herhangi bir sürtünme ya da yaralanma bursanın sıvı salgılamasına, dolayısıyla da şişmeye neden olur.

