ZENCEFİLİN FAYDALARI

“Zencefil” ; İştah açar,kanı temizler,“mide” ağrı,bulantı ve hazımsızlığına iyi gelir,gaz sıkışmalarına iyi gelir.Kanı sulandırır bu sayede “kalp” daha rahat çalışır.Vücut ısısını arttırır ve terletir.Vücuttaki toksitleri atar. Baş ağrılarını giderir.Kolesterolu düşürür,uykususzluğa iyi gelir.Araba tutmalarına karşı “zencefilli bal” karışımı çok iyi gelir.

NOT: “Zerdeçal” zencefil ile birçok yerde aynı etkiyi gösterir.

Dere Otu Morfolojik Özellikleri

Kökleri iğ şeklinde ve beyazımsı şekilde görülürler. 120 cm’ye kadar yükselebilen bir sap ile oluşur ve dış görünümü yuvarlak beyaz ve yeşil uzunlamasına çizgilidir. Esas yapraklar genellikle 3-4 parça halindedir. Alt yapraklar saplı, üst yapraklar sapsızdır. Yaprak kısmı beyaz kenarlı, kısa ve ucunda iki kulakçık oluşturur. Kültürü yapılan dereotunun çiçek salkımı oldukça büyüktür. Ortalama çapı 20 cm’dir. Görünüşü her yana dağılmış ışınımsıdır. Çiçekler küçük hermafrodittir. Çanak yapraklar dumura uğramıştır. Taç yapraklar kirli sarı renktedir.

Meyve yumurta şeklinden dar veya geniş eliptik şekle kadar değişir. Üst taraftan hafif basık, 3-5 mm uzunlukta, 1,5-3,5 mm genişlikte sarı kahverenginden kırmızı kahverengine kadar farklılık gösterir. Kenarları geniş ince düz ve sarımsı kanatla çevrilmiştir. Ticarette genellikle meyveler ayrılmış olarak bulunurlar. Ayrılmış olan meye sırt taraftan kuvvetlice basıktır. Beş esas damardan üçü sırt tarafındadır. Meyve büyüklükleri çok değişiktir. Küçük formlarda uzunluk 2,90-3,28 mm, genişlik 1,68-1,96 mm; büyük formlarda ise uzunluk 3,64-4,08 mm, genişlik 2,52-2,56 mm kadardır.

Dere Otu Tarihçesi

Dere otu terimsel adı ile Anethum graveolens, maydanozgiller (Apiaceae) familyasından anavatanı Orta Asya olan tek yıllık bir bitki türüdür. Anavatanı Avrupa’nın güneyi ve Asya’nın batısıdır. Ülkemizde de yabani olarak bulunduğu gibi, kültür bitkisi olarak bahçelerde de yetiştirilir.

Kenevir

Kenevir ülkemizin hemen hemen her bölgesinde yetişen yararlı bir bitkimizdir.

Kulanılması;
A1-) Araştırmalara göre tohumlarından eldeedilen keneviryağı başta: Nörodermatoz, hormonanormalikleri, yüksektansiyıon ve sinirlilik gibi rahatsızlıklara karşı kulanılır.

A2-) Araştırmalara göre kenevirotuekstresinden eldeedilen hap ise (THC içermez), hipoksi, iskemi, beyinzedelenmesi, multipleskleroz, kaskrampları, antiatak ve tiklere karşıkulanılır. Kenevirle yapılan araştırmalar devam etmektedir.

b-) Homöopatide; Keneverden yapılan tentür ve natürelilaçların başta; İdrar yollarıağrı ve iltihapları, konzentrasyonzafiyeti, unutkanlık, kusma, istahsızlık, göziltihaplanması, göztansiyonu ve midekrampı gibi rahatsızlıklara karşı kulanılır.

Yantesirleri: Kenevirin meyvesinin ve yağının hiçbir yantesiri yoktur, fakat otundan (Çiçek ve Reçinesiden) elde edilen esrar veya marihuana (Çiçek ve Çiçek civarındaki yapraklardan) 1 gram sigara ile içildiğinde takriben 20 mg THC yi kişi enhalirin yapmış olur. THC çok tehlikeli bir maddedir ve kişide bağımlılığa sebep olur ve zamanla kişi esrarlada yetinemeyerek daha tehlikeli keyif verici maddelere (Eroin, LSD gibi) müptela olur. Esrar kulananlarda: Korku, panik, herseyi olumsuz görme, kendi içine kapanma, ağzın kuruması, başdönmesi, basağrısı, kalpatışlarının hızlanması, kronaryetmezliği, konsentrasyonzafiyeti, şizofreni, depresyon, halusunasyon (Hayaletler görme) ve üşüme gibi hallergörülebilir. Sürekli esrar alanlarda, kronik nefesyolları rahatsızlıkları, bronşit, farinjit ve astım gibi rahatsızlıklar daha kolay yerleşir ve kronikleşir. Piskolojik olarak, nemelazımcı, kayıtsız (apatik) bir hal alır ve dünyadaki değerlere değer vermez. Kanser özeliklede akcier-, ve bronşkanserine yakalanma rizikosu daha fazladır. Erkeklerde sperme oranın düştüğü ve kötürümleştiği, hamile kadınlarda ise doğacak çoçuğun zayıf olduğu tesbit edilmiştir.

Limon

Limon hoş koku veren vatanı Hindistan kabul edilen bir bitkimizdir.Sağlık açısından yararı çokdur.

Kullanılması:
a) Araştırmalara göre Limon dış kabuğu çayı veya kabuğundan elde edilen Limon Eter yağı (esansı=uçucu yağı) başta üşütme, grip, öksürük, alerji, lipid, trigliserit, kolesterol, immün zafiyeti, derman­sız­lık, yorgunluk, ağız kuruluğu, ağız içi, dişeti, yutak ve bademcik ilti­hap­lanmasına, yüksek tansiyon ve bağırsak bakteri ve mantar­larına karşı kullanılır. Konsantrasyonu ve hafızayı güçlendirir.
b) Soğuk baskı ile elde edilen Limon eter yağı genellikle Aroma teda­vi­sin­de ağız, dişeti, yutak ve bademcik iltihapları, bronşit, Konsant­rasyon zafiyeti, grip, öksürük, dermansızlık, yorgunluk ve immün zafiyetine karşı kullanılır.
c) E.Ginter, F.Kubel, J.Vozar ve P.Bobek’in 1979 yılında yaptıkları bir araştırmada C-vitamini ve Pektinin kandaki kolesterolü düşürdüğünü tespit etmişlerdir. C-vitamini 7α-hidroksikolesterola, 7α-hidro­koles­teroda safra asidine dönüşür. Yani kolesterol oranı azalır. Normal olarak safra asidi de kolesterole dönüşür. Fakat pektin harici koles­terolün (Exogen Cholesterin) absorbesini bu iki ve de safra asidi ile birleştirerek dışkı ile dışarı atılmasını sağlar, bu üçtür. Böylece C-vitamini ve pektin kolesterolü düşürür. O halde her ikisi de Limonda olduğuna göre her gün bir tane Limon iyi gelir.
Aroma konisi veya Aroma lambası ve yahut da bir bardak suya 15-20 damla Limon yağı damlatılırsa eve güzel bir koku yayılır. Süpürge makinesi ile evi süpürürken filtreden mikrop ve bakteriler dışarı çıkar. Buna karşı filtre üzerine 3-5 damla esans damlatılırsa mikroplar ölür.
Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur, şayet uzun süre ve de yük­sek dozda çayı içilirse uyku azalır ve sık sık uyanma hasıl olur.

Keklik Otu

Keklik otu 20 ile 40 cm. boyunda çok yıllık dikine uzanan bitkidir.

Kullanılması:
a) Araştırmalara göre; kalp zafiyetine karşı kullanılır.
b) Homeopati’de; Keklik otu başta sinirsel kalp rahatsızlıkları, taşikardi (kalp atışlarının hızlanması) tiroid bezi rahatsızlıkları nedeni ile kalp rahatsızlıkları, kalp kası rahatsızlıkları, ödem, hızlı, yavaş veya düzensiz kalp atışları, baygınlık ve sinirsel iş huzursuzluğa karşı kullanılır.
Açıklama: Keklik otu hemen hemen yüksük otu gibi etkisi olduğu fakat ondan farklı olarak vücutta fazla kalmadığı ve de genellikle idrar yolları ile dışarı atıldığıdır. Bilindiği gibi yüksük otundan elde edilen ekstrelerin vücuttan kolay kolay atılamadığı ve bazı durumlarda yoğunlaştığı (kommulieren) bu nedenle tehlikeli olabileceği. Oysa keklik ekstresinin böyle bir yan tesiri yoktur.
Çayı: Keklik otunun zehirli olması nedeni ile çok az miktarda çayı içilebilir. Günde içilecek toplam Keklik otu veya tozu 1gr’ı geçmemelidir. Yani günde 3-4defa 0,2-0,3gr içilebilir.
Homeopati’de: Keklik otundan 50gr ince kıyılarak esmer bir şişeye konur ve üzerine %70’lik alkol 500ml ilave edilir. Şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir. İki günde bir çalkalanır ve 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de <<Adonis vernalis>> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 15-20damla 6-8hafta alınır.
Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Kalp çarpıntısı ve batma korku ve nefes darlığı ile
2) Vücuda yayılan romatizman ağrılar
3) Soğukta ve hareket edince ağrılar artar
4) Kalp kasılmalarını düzenler ve idrar artırıcıdır
5) Baş ağrısı kalp rahatsızlığı sol taraftan ise ve omuz ağrısı sağdan ise
Bu gibi hallerde Keklik otu tentürü kullanılır.

Yan tesirleri: Şayet tarife uyulursa yan tesiri yoktur, fakat aşırı dozajda alınır ise zehirleyebilir.

Mevzek Otu

Mevzek otunun sadece tohumları Homeopati’de ve Natürel ilaç yapımında kullanılır, fakat çok zehirlidir.

Kullanılması: Mevzek tohumları çok zehirli olması nedeni ile çayı içilmez. Tohum tozlarından Homeopati’de tentür ve natürel ilaç yapı­mın­da kullanılır.
a) Homeopati’de Dermansızlık, batma ve yırtılma yaralanmaları, yüksek tansiyon, prostat büyümesi, gastrit, bağırsak iltihaplanması, idrar tutamama, haya kaşıntısı, kaşıntılı ve sulu ekzema, derinin kötü kokması, gözde arpacık, diş ağrıları ve nevraljiye karşı kullanılır.
Merhemi: Mevzek tozundan 1gr veya 5ml Mevzek tentürü önceden hafif ateşte eritilmiş 100gr Vazelin ve Parafin (veya zeytinyağı) karışımına karıştırılarak hazırlanır ve sonra buzdolabına konur. Mevzek kremi şayet çok sivrisinekli bir yerdeyseniz bu kremden açıkta kalan el ve yüze sürülürse sivrisinek yaklaşmaz.
Homeopati’de: Mevzek tohumlarından 10gr toz haline getirildikten sonra üzerine 100ml %70’lik alkol ilave edilir. Şişe güneş ışınlarından uzakta muhafaza edilir ve iki günde bir çalkalanır. Takriben 4-6hafta sonra süzülerek Homeopati’de <<Delphinium staphisagria>> veya sadece <<Staphisagria>> adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden günde 3-4defa 1-2damla alınır.
Hastalığın belirtileri (semptom):
1) Kişide genel bir halsizlik, yorgunluk ve bitkinlik varsa
2) Diş ağrısı, dişler kızarıyorsa
3) Mide sarkık ve ağrı verici
4) Ruhen sürekli cinsi münasebetle meşgul
5) Karşı cinse ilgisizlik ve yalnız kalma arzusu
6) Gündüz uyuyan geceleri uyuyamayan ve sinirli
7) Deri oldukça hassas; kaşıntılı, karıncalanmalı ve yanma hissi
8) Ağrıyan organların aşırı duyarlı olması gibi hallerde Mevzek tentürü gerekir.
Yan tesirleri: Mevzek tohumu oldukça zehirlidir. Bu nedenle dikkatle kullanılması gerekir. Zehirlenme belirtileri; İshali kasılma, felç ve nefes darlığı gibi haller görülürse hemen Tıbbi kömür yutulur ve hastaneye götürülür.

Mine Otu

Mine otunun 250 çeşidi vardır.Tentür ve natürel ilaç yapımında kullanılır.

Kullanılması:
a) Araştırmalara göre bronşite karşı kullanılabileceği tespit edilmiştir. Fakat Itır kadar etkili değildir.
b) Komisyon E 22a nolu ve 01.02.1990 tarihli monografi bildirisine göre mine ot veya ekstresinin başta ağız ve yutak mukoza rahatsızlıkları, bademcik iltihaplanması, boyun ağrısı, nefes yolları hastalıkları, öksürük, astım, boğmaca gibi ayrıca ağrılar, kramplar, dermansızlık, sinirsel rahatsızlık, hazımsızlık, karaciğer ve safra rahatsızlıkları, sarılık, idrar yolları rahatsızlıkları gibi rahatsızlıklara karşı kullanılabileceği ifade edilmektedir.
c) Halk arasında migren, baş ağrısı, uyuyamama, sinirlilik, hafif depresyon ve sinüzite karşı kullanılır. Guatr (kalkan bezinin büyümesi), kalkan bezi yetersizliği (hipotiroidizm) karşı da kullanılır.
Çayı: İki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilerek 5-10dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir.

Çay harmanları:

Aromaterapide: Mine otu su buharı ile damıtılarak eter yağı elde edilir. Mine esansı dermansızlık, halsizlik, üşütme hastalıkları, baş dönmesi, si­nirlilik, isteksizlik ve konsantre olamamaya karşı kullanılır. Günde 1-2damla esans bir parça ekmek veya balla alınır. Çevreye güzel koku yayması için 8-10damla bir bardak suya, aroma lambasına veya aroma konisine damlatılırsa odada güzel koku yapar.

Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur. Sadece hamile kadınların kullanmaması gerekir. Çünkü rahmi etkileyici ve uyarıcıdır. Bu nedenle ceninin düşmesine neden olabilir.

Ölmez Diken

Bitkinin boyu 40-120 cm. arasında çok yıllık bir köke sahiptir.

Kullanılması;
a) Araştırmalara göre başta; basur ve Toplardamar rahatsızlıklarına kar­­şı kullanılır.
b) Komisyon E’nin
12.07.1991 tarih ve 127nolu Monografi bildirisinde Ölmez diken
proparatlarının (ilaçlarının) başta; Kronik toplardamar zafiyeti,
bacaklarda ağrı ve ağırlık, Baldırlarda gece krampları, ka­şıntılar ve
şişmelerine ve de bağırsak rahatsızlıklarından; kaşıntı ve yanmış gibi
ağrılara karşı kullanılır.

c) Halk arasında;
Variz(Toplardamarların sarkması ve bu sarkıklarda ka­n birikmesi),
Flebit (Toplardamar iltihaplanması), toplardamar ge­nişlemesi,
bacaklarda trombaz, toplardamarlarda kan dolaşımı zafi­yeti, kılcal
damarların genişlemesi ve gevşemesi nedeni ile El, yüz ve baldırda
kızarıklıkların oluşması, dokuların su toplaması ve basura karşı
kullanılır.

Açıklama; Bazı
insanların aşırı Alkol, Sigara, Kahve ve kimyasal ilaç kul­lanmaları
sonucu kılcal damarları genişler, gevşer ve vücudun çeşitli yer­lerinde
(yüz, El, Bacak ve uylukta) kırmızı veya morumsu kırmızı çeşitli
büyüklükte lekeler oluşur(Couperose). Kimyasal ilaçlarla tedavi
edile­meyen bu rahatsızlığı ölmez diken praparatları ile tedavi etmek
müm­kündür.

Çay; Ölmez
diken köklerinde iki kahve kaşığı ince kıyılarak demliğe ko­nur ve
üzerine 300-400ml kaynar su ilave edilir ve 5-10dakika dem­lemeye
bıraktıktan sonra süzülerek içilir.

Kasık Otu

Vatanı Türkistan kabul edilir.Boyu 10 ile 30 cm. arasındadır.

Kulanılması:

a-) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri ve araştırmalar yapılmamıştır. Bu nedenle bugünkü bilgilere göre 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Kasıkotu yerine daha etkili olan başka bitkiler kulanılmalıdır. Örneğin mesane ve böbreklerdeki taş ve kumlarına karşı A. Başakotu preparatları veya Gökçek İksiri daha etkildir.

b-) Halkarasında mesane ve böbrek taş, kum ve zararsız urlara karşı kulanılır. Bir diğer kulanım alanı ise Türkiyede ve Avrupada kasık yırtılmasına (fıtık) karşı kulanılır. Kasıkotu mesanekaslarını gevşetir, bu nedenle mesane kramplarını çözücü olarak ve böbrekler ve mesanedeki taş ve kumların düşürülmesinde önemli rol oynar. Bu nedenle mesane ve böbreklerdeki taş ve kumları düşürmek için hazırlanan çay harmanlarına katılır.

Çay: Kasıkotundan iki kahve kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynarsu ilave edilerek 10-15 dakika demlenmesi beklenir. Kasıkotu asla kaynatılmamalıdır, şayet kaynatılır (dekokt) ise birleşimindeki eteryağ türevlerini kaybeder.

Yantesiri: Bilinen bir yantesiri yoktur.

Sonraki sayfa »



Gizlilik Politikamız